İnsanın hayatı hep bir kuyunun etrafında döner. Bazen sevgilisi, dostu veya düşmanı bir dokunuşuyla iter onu dibi olan o kuyuya. Her kuyunun dibi vardır. Her kuyunun dibinden gökyüzü ya da onu izleyen insanlar görünür.
Ne yaparsan yap önleyemezsin olacakları. Önüne geçemezsin düşüşlerin. Yükselirken izin vermemelisin düşüşlerin peşinden gelmesine.
Seni huzursuz eden, sürekli aklında soru işaretleri bırakan, hayatındaki bazı şeylere 'keşke benim olsa' diye bakanları kov etrafından. İtele tehlikeleri. Ha diyorsan ki kuyunun dibini görmek, o düşüş heyecanını yaşamak istiyorum diye atla gitsin. Sonra tek başına çık yine aydınlığa. Göster iradeni herkese...
Ben hep o heyecan için düşmek istedim. İstedim ki yanımda birini de götüreyim. Gelmedi şerefsiz, itti kaçtı...
Sorun değil heyecanı güzeldi. Ona uzaktan izlemek düştü. Şimdi tekrar dolanıyorum kuyunun etrafında. Özlemişim buraları, insanları, güvenmeyi, sevmeyi, sevilmeyi. Şerefsizi de özledim çok özledim hemde.
Ama iyi ki yoksun buralarda.
Dünya küçükten çok değişken... İnsan bunu kuyudan çıktıkça farkediyor. Herkes gelip geçiyor, bir tek kuyun ve sen varsın.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder